04.06.2026/34

Yeni Varlık Barışı ve İmalatçı Firmalara %12,5 Puanlık Vergi İndirimini de İçeren 7582 Sayılı Kanun Yayımlandı.

7582 Sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, 04.06.2026 tarih ve 33270 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

Mezkur Kanun ile getirilen değişiklikler aşağıda özetlenmiştir.

  1. 6183 Sayılı Kanunda Tecil Süresi ve Teminat Sınırında Değişiklik Yapılmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “36” ibaresi “72” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “ellibin Yeni Türk Lirasını” ibaresi ise “bir milyon Türk lirasını” şeklinde değiştirilmiştir.

6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi, kamu alacaklarının tecil edilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Bu düzenleme ile;

  • Azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmış,
  • Teminat aranmaksızın tecil edilebilecek tutar 250.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltilmiştir.

Böylece mükelleflere kamu borçlarının yapılandırılmasında daha uzun vadeli ödeme imkânı sağlanmıştır.

Düzenleme söz konusu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girecektir.

  1. Yurt Dışından Elde Edilen İstisnalı Kazanç ve İratlar, %1 Oranında Veraset ve İntikal Vergisine Tabi Tutulmuştur

Kanunun 2 nci maddesi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun “Nispetler” başlıklı 16 ncı maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.

Düzenleme kapsamında, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/D maddesi (detayı ve şartlarına 4. Maddede yer verilmiştir.) kapsamındaki yurt dışı gelir istisnasından yararlanan kişilerin, istisna süresi (20 yıl) içinde veraset yoluyla edindikleri mal intikallerinde veraset ve intikal vergisi oranı %1 olarak uygulanacaktır.

Bu düzenleme ile Türkiye’ye yerleşen yüksek gelirli yabancı veya yurt dışı bağlantılı kişilere yönelik vergi avantajı genişletilmiştir.

Düzenleme söz konusu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girecektir.

  1. Teknogirişim Şirketi Niteliğini Haiz İşverenlerce Hizmet Erbabına Bedelsiz Veya İndirimli Olarak Verilen Pay Senetlerine İlişkin İstisna Tutarının Üst Limitinde Ve Söz Konusu Pay Senetlerinin Elde Tutulma Sürelerinde Değişiklik Yapılmıştır.

Kanunun 3 üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun “Hizmet erbabına pay senedi verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerde ücret istisnası” başlıklı 17 nci maddesinde değişiklik yapılmıştır.

GVK’nın 17 nci madde hükmüne göre teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenlerce hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilmişti.

Yapılan değişiklik ile;

  • İstisna tutarı yıllık brüt ücretin iki katına çıkarılmış,
  • Hizmet erbabına verilen pay senetleri nedeniyle istisna kapsamında tahsil edilmeyen vergilerin, söz konusu pay senetlerinin elde tutulma sürelerine bağlı olarak geri alınmasına ilişkin süreler kısaltılmıştır.

Düzenleme söz konusu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girecektir.

  1. Yurt Dışından Elde Edilen Kazançlara 20 Yıllık Gelir Vergisi İstisnası Getirilmiştir.

7582 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’na “Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası” başlıklı Mükerrer 20/D maddesi eklenmiş ve Türkiye’ye yerleşen kişilerin, Türkiye’ye yerleşmeden önceki yıllarda yurtdışından elde ettikleri kazançların belirli bir süre ile vergiden müstesna tutulacağına dair düzenleme yapılmıştır.

Söz konusu düzenleme kapsamında;

Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’ye yerleşmeden önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhı ve tam mükellefiyeti bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar, 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Yukarıda sayılan kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması, söz konusu istisnadan yararlanmaya engel değildir.

Düzenleme ayrıca;

  • Bu gelirler için beyanname verilmeyeceğini, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceğini,
  • İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin giderlerin indirilemeyeceğini,
  • Yabancı ülkelerde ödenen vergilerin mahsup edilemeyeceğini,

hüküm altına almaktadır.

Bu madde ile özellikle yüksek gelirli yabancı yatırımcıların ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’ye taşınmasının teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.

Düzenleme, 01.01.2026’dan itibaren Türkiye’ye yerleşenlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

  1. Nitelikli Hizmet Personeline Ücret İstisnası

Kanunun 5 inci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ücretlerde istisnaları düzenleyen 23’üncü maddesinin birinci fıkrasına (20) numaralı bent eklenmiştir.

Buna göre;

4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin;

  • Brüt asgari ücretin 3 katına kadar olan kısmı (Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgeleri ve İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından ise 5 katına kadar)

gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Bu düzenleme ile Türkiye’nin bölgesel hizmet merkezi olarak cazibesinin artırılması hedeflenmektedir.

Düzenleme söz konusu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girecektir.

  1. Nitelikli Hizmet Merkezi Tanımı

Kanunun 6 ncı maddesi ile 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na “Nitelikli Hizmet Merkezi” başlıklı ek madde 1 eklenmiştir.

Düzenlemeye göre;

  • En az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren,
  • İlişkili şirketlere yönelik yönetim, finans, muhasebe, teknoloji, insan kaynakları, hukuk koordinasyonu, AR-GE koordinasyonu gibi hizmetler sunmak üzere kurulan,
  • Hizmet gelirlerinin en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden,

Şirketler, nitelikli hizmet merkezi olarak tanımlanmıştır.

Bu merkezlerde doğrudan hizmet sunan çalışanlar “nitelikli hizmet personeli” olarak kabul edilmiştir.

Düzenleme söz konusu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girecektir.

  1. Yurt Dışı Ticaret ve Hizmet Kazançlarına Kurumlar Vergisi İndirimi

Kanunun 7 nci maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 uncu maddesinde değişiklik ve ekleme yapılmıştır.

a) Transit Ticaret Kazançları

5520 sayılı kanunun 10 uncu maddesinin “i” bendi şu şekilde değiştirilmiştir:

Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışı mal alım-satımına aracılık edilmesinden elde edilen kazançların %95’i (Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi bölgesinde katılımcı belgesine sahip olarak faaliyette bulunan şirketlerin kazancının %100 ü) kurum kazancından indirilebilecektir.

Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şarttır.

b) Nitelikli Hizmet Merkezi Kazançları

5520 sayılı kanunun 10 uncu maddesine “j” bendi eklenmiştir. Buna göre,

Nitelikli hizmet merkezlerinin münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettiği kazançlarının %95’i (Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi bölgesinde katılımcı belgesine sahip olarak faaliyette bulunan şirketlerin kazancının %100 ü) kurum kazancından indirilebilecektir.

Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla uygulanacaktır.

Düzenleme, 01/07/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 01/01/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 01/01/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

  1. Sanayi Sicil Belgeli Üretim ve Zirai Üretimden Elde Edilen Kazançlar İçin %12,5 Kurumlar Vergisi Oranı Uygulanacaktır.

Kanunun 8 inci maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32 nci maddesinin 8. bendi değiştirilmiştir. Mevcut durumda 1 puanlık vergi indirimi ile %24 oranında vergilendirilen kazançlar için vergi indirim miktarı artırılmış ve zirai üretim faaliyetinden kaynaklı kazançlar da bu indirim kapsamına alınmıştır.

Buna göre;

  • Sanayi sicil belgesine sahip üretim işletmelerinin üretim faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar,
  • Zirai üretim faaliyetinde bulunan işletmelerin münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar,

%12,5 oranında kurumlar vergisine tabi olacaktır.

Bu kapsamda indirim uygulanan kazançlar için 5 puanlık ihracat indirimi ayrıca uygulanmayacaktır.

Düzenleme, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

  1. Transit Ticaret, Nitelikli Hizmet Merkezi ve İFM kazanç İndirimleri Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisine Esas Kurum Kazancından Düşürülmüştür.

Kanunun 9 uncu maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/C maddesinde değişiklik yapılmıştır.

Düzenleme ile;

  • Transit ticaret kazanç indirimi,
  • Nitelikli hizmet merkezi kazanç indirimi,
  • İstanbul Finans Merkezi kapsamındaki bazı kazanç indirimleri,

Yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplanırken kurum kazancından düşülecek indirimlere eklenmiştir.

Düzenleme, 01/07/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 01/01/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 01/01/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

  1. Yeni Varlık Barışı Düzenlemesi Kapsamında, Gerçek Ve Tüzel Kişiler Tarafından Türkiye’ye Getirilecek Para, Döviz, Altın, Hisse Senedi, Tahvil Ve Diğer Menkul Kıymetler İçin Düşük Oranlı Vergileme Öngörülmüş; Ayrıca Bu Varlıklar Nedeniyle Vergi İncelemesi Ve Vergi Tarhiyatı Yapılmaması İmkânı Getirilmiştir.

Kanunun 10 uncu maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na geçici 19 uncu madde eklenmiştir.

Söz konusu düzenleme ile,

a. Yurtdışında Bulunan Varlıkların Bildirimi:

Gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi ile birlikte,

bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekir. (Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıklar, Gümrük İdaresine beyan edilir.)

b. Yurtiçinde Bulunan Varlıkların Bildirimi

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.

Bu kapsamda bildirilen varlıklar, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmez.

Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, bildirimde bulundukları varlıklarını iki ay içerisinde Türkiye’ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumlarında yukarıdaki şartlar aranmaksızın madde hükümlerinden yararlanırlar.

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, sorumlu sıfatıyla vergi dairesine beyan eder ve öderler.

Şu kadar ki vergi oranı, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında;

-en az beş yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0,

-en az dört yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1,

-en az üç yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2,

-en az iki yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3,

-en az bir yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4 olarak uygulanır.

01/01/2027 tarihinden itibaren 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılır. 31/7/2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanır. Bu kapsamda verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmaz.

Bu madde kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.

Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Şu kadar ki, diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.

Yurtdışında bulunup bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ya da yurtiçinde bulunup bildirilen varlıkların belirtilen sürede banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması ile bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı korumasından yararlanılamaz. Ayrıca, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.

Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bu madde kapsamında yapılan bildirim, inceleme veya takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatları engellemez. Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler red ve iade edilmez.

Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamaz.

Ayrıca Cumhurbaşkanına 31/07/2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatma yetkisi verilmiştir.

Düzenleme söz konusu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girecektir.

  1. Teknogirişim ve Dijital Şirket Destekleri

Kanunun 11 inci maddesi ile 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’un “İndirim, istisna, destek ve teşvik unsurları” başlıklı 3 üncü maddesine 15 ve 16. fıkralar eklenmiştir.

Yapılan düzenleme ile;

  • Teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleri kapsamında şarta bağlı sermaye artırımı yapabilmesine kolaylık sağlanmış,
  • 4691 sayılı Kanun kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen şirketler, kuruluş tarihi itibarıyla üç yıla kadar TOBB aidat muafiyeti getirilmiştir.

Düzenleme söz konusu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girecektir.

  1. İstanbul Finans Merkezi Çalışanlarına Sağlanan İstisnanın Kapsamı Genişletilmiştir.

Kanunun 12 nci maddesi ile 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun “Vergi ve diğer mali yükümlülüklere ilişkin istisna ve indirimler” başlıklı 6 ncı maddesinde değişiklik yapılmıştır.

Yapılan düzenleme ile;

  • Yurtdışında mesleki tecrübeye sahip personel için uygulanacak vergi istisnası genişletilerek söz konusu istisna, katılımcı belgesi almış finansal kuruluşlar yerine tüm katılımcılar için uygulanabilir hale getirilmiş,
  • Nitelikli hizmet merkezi personelinin aynı anda hem İFM ücret istisnasından hem de GVK 23/20 kapsamındaki istisnadan yararlanamayacağı hükme bağlanmıştır.

Düzenleme, söz konusu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girecektir.

  1. İstanbul Finans Merkezi’nde Sağlanan Vergi Avantajlarının Süresi Uzatılmıştır.

Kanunun 13 üncü maddesi ile İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun “Kurumlar vergisine ve harçlara ilişkin ilave muafiyet” başlıklı geçici 1 inci maddesinde değişiklik yapılmıştır.

Buna göre;

  • Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşlar tarafından İFM’de gerçekleştirilen finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetler kapsamında elde edilen kazançların %75’ten %100’e çıkarılma süresi 2031’den 2047’ye uzatılmış,
  • Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların İFM’de bulunan merkez ve şubelerinden alınması gereken finansal faaliyet harç muafiyet süresi 5 yıldan 20 yıla çıkarılmıştır.

Düzenleme söz konusu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girecektir.

İlgili Kanuna buradan ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla,

BİLGENER

Bilgi Merkezi