16.07.2026/46
Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği Yayımlandı
04.07.2026 tarih ve 33300 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26 Seri No.lu Tebliğ ile Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik yapıldı.
Mezkur Tebliğ kapsamında yapılan değişikliklere özet olarak aşağıda yer verilmiştir.
- Vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren hastanelerin kurumlar vergisi muafiyetinin sona ermesine,
- Serbest bölgelerde üretim yapan işletmelerin serbest bölgelere yaptıkları satışların da istisna kapsamına alınmasına,
- Transit ticaret ve yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleştirilen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden elde edilen kazançlara uygulanacak %95 ve %100 oranındaki kurumlar vergisi indiriminin usul ve esaslarına,
- Nitelikli hizmet merkezlerine tanınan yeni kurumlar vergisi indiriminin uygulanmasına,
- Sanayi sicil belgesine sahip üretim işletmeleri ile zirai üretim faaliyetinde bulunan kurumlar için 2027 yılından itibaren uygulanacak %12,5 kurumlar vergisi oranına,
- Yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulamasında dikkate alınacak indirim ve istisnalara
İlgili Tebliğe ilişkin detaylı açıklamalara ve uygulamaya yönelik çok sayıda örneğe aşağıda yer verilmiştir:
1. Vakıf Üniversiteleri Bünyesinde Faaliyet Gösteren Sağlık Kurumları
Mezkur Tebliğ ile 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kurumlarına ilişkin bölümü değiştirilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda yer alan düzenlemeler uyarınca, vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, üniversitelere tanınan mali kolaylık, muafiyet ve istisnalardan yararlanabilmekteydi.
Ancak, 7577 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanunun ek 7’nci maddesine eklenen ve 01.07.2027 tarihinde yürürlüğe girecek olan düzenleme uyarınca, vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının Kurumlar Vergisi Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında öngörülen kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda, vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren ve bedel karşılığında sağlık hizmeti sunan iktisadi işletme niteliğindeki sağlık kurumlarının kurumlar vergisi muafiyeti 01.01.2027 tarihi itibarıyla sona erecektir. İlgili Tebliğde söz konusu kurumlara; hastaneler, sağlık uygulama ve araştırma merkezleri, poliklinikler, tıp merkezleri, diyaliz merkezleri ve rehabilitasyon merkezleri örnek olarak sayılmıştır. Söz konusu sağlık kurumları adına 01.01.2027 tarihinden itibaren kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekecektir.
2. Serbest Bölgelerde Üretim Faaliyetinden Elde Edilen Kazançlarda İstisna
Tebliğde, 7577 sayılı Kanun ile 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yapılan değişikliğe ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
Yapılan düzenleme uyarınca, 01.01.2026 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere, serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin yalnızca yurt dışına satışından elde ettikleri kazançlar değil; serbest bölge içine ve diğer serbest bölgelere yapılan satışlardan elde edilen kazançlar da gelir veya kurumlar vergisinden istisna olacaktır.
Bu doğrultuda, Tebliğin ilgili bölümlerinde yer alan “yurt dışına” ibareleri, “yurt dışına, serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere” şeklinde değiştirilmiş; istisna kapsamındaki fason imalata ilişkin açıklamalarda da aynı yönde düzenlemeler yapılmıştır.
Tebliğde yer verilen örneğe göre, serbest bölgede imalat faaliyetinde bulunan bir şirketin 2026 hesap döneminde ürettiği ürünlerin serbest bölge içine, diğer bir serbest bölgeye ve yurt dışına satışından elde ettiği kazançlar istisna kapsamında değerlendirilecektir. Buna karşılık, söz konusu ürünlerin yurt içine satışından elde edilen kazançlar istisnadan yararlanamayacaktır.
3. Transit Ticaret ve Yurt Dışı Aracılık Kazançlarında Kurumlar Vergisi İndirimi
Tebliğ ile daha önce “İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde Faaliyette Bulunan Kurumların Elde Ettikleri Kazançlarda İndirim” başlığını taşıyan bölüm yeniden düzenlenmiş ve Kurumlar Vergisi Kanununun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan indirim uygulamasına ilişkin açıklamalara bu bölümde yer verilmiştir.
İndirimden faydalanma şartları
7582 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yapılan düzenleme uyarınca, kurumların yurt dışından satın aldıkları malları Türkiye’ye getirmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışında gerçekleştirilen mal alım satım işlemlerine aracılık etmelerinden elde ettikleri kazançların %95’i kurum kazancından indirilebilecektir.
Bununla birlikte, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, yabancı yatırım yoğunluğu dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca uygun bulunan bölgelerde faaliyet gösteren kurumlar ile 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu kapsamında katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından söz konusu indirim oranı %100 olarak uygulanacaktır.
Tebliğde yer alan açıklamalara göre, indirimden yararlanılabilmesi için kazancın, yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleştirilen mal alım satım işlemlerine aracılık faaliyetinden elde edilmesi gerekmektedir. Aracılık faaliyetine konu malların satıcısının ve alıcısının Türkiye’de bulunmaması ve elde edilen kazancın, ilgili hesap dönemine ait yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi de indirim uygulamasının şartları arasında yer almaktadır.
Ayrıca, İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyet gösteren kurumların 7412 sayılı Kanun kapsamında katılımcı belgesine sahip olması; endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar bakımından ise ilgili bölgenin, yabancı yatırım yoğunluğu dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca uygun bulunmuş bir endüstri bölgesi olması gerekmektedir.
Tebliğde, Türkiye’ye getirilen malların satışından elde edilen kazançların söz konusu indirim kapsamında değerlendirilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bunun yanı sıra, elde edilen kazançların ilgili hesap döneminde kurum kazancına dahil edilmesi zorunlu olup, yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmeyen kazanç kısmı için indirim uygulanamayacaktır. Söz konusu kazançların daha sonraki hesap dönemlerinde Türkiye’ye transfer edilmesi de indirimden yararlanma imkânı sağlamayacaktır.
Tebliğde Verilen Örnekler
Tebliğde yer verilen ilk örnekte, Almanya mukimi bir şirketten satın alınan ürünlerin Türkiye’ye getirilmeksizin Fransa mukimi bir şirkete satılması ele alınmıştır. Buna göre, elde edilen kazancın yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi ve diğer şartların sağlanması halinde, söz konusu kazancın %95’i kurum kazancından indirilebilecektir. Ancak, malların Türkiye’ye getirildikten sonra yurt dışına satılması halinde indirimden yararlanılması mümkün olmayacaktır.
İkinci örnekte, Türkiye dışında mukim iki şirket arasında gerçekleştirilen mal alım satım işlemine aracılık edilmesi ve bu faaliyet karşılığında aracılık geliri elde edilmesi değerlendirilmiştir. Alıcı ve satıcının Türkiye’de bulunmaması ve diğer şartların sağlanması halinde, aracılık faaliyetinden elde edilen kazancın %95’i kurum kazancından indirilebilecektir. Alıcı veya satıcıdan herhangi birinin Türkiye’de bulunması halinde ise indirim uygulanamayacaktır.
Üçüncü örnekte, İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde katılımcı belgesiyle faaliyet gösteren bir kurumun, Japonya mukimi bir firmadan satın aldığı ürünleri Türkiye’ye getirmeksizin Birleşik Arap Emirlikleri mukimi bir firmaya satması ele alınmıştır. Elde edilen kazancın süresi içerisinde Türkiye’ye transfer edilmesi ve kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmesi şartıyla, söz konusu kazancın tamamının kurum kazancından indirilebileceği açıklanmıştır.
Dördüncü örnekte ise Almanya’dan satın alınan malların Türkiye’ye getirilerek gümrüklü antrepoda depolanması ve serbest dolaşıma sokulmaksızın veya herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın Bulgaristan mukimi bir firmaya satılması değerlendirilmiştir. Bu durumda, elde edilen kazancın süresi içerisinde Türkiye’ye transfer edilmesi ve kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmesi şartıyla kazancın %95’i kurum kazancından indirilebilecektir. Ancak, söz konusu malların Türkiye’de bulunan bir alıcıya satılması veya serbest dolaşıma sokulması halinde indirimden yararlanılması mümkün olmayacaktır.
Dijital Ürünler Kapsamı
Tebliğde, yurt dışında mukim kişi veya kurumlardan satın alınan ve karşılığında belirli bir ürün veya hizmetten yararlanma imkânı sağlayan aktivasyon kodu, e-pin kodu, oyun kodu, dijital ürün kodu, lisans kodu, abonelik kodu ve benzeri nitelikteki kart, şifre ve kodların satışına ilişkin özel açıklamalara yer verilmiştir.
Buna göre, söz konusu kıymetlerin nitelik ve içerikleri değiştirilmeksizin, Türkiye’de herhangi bir tasarrufa veya kullanıma konu edilmeden ve Türkiye’deki kişi veya kurumlara satılmadan, satın alındıkları şekliyle doğrudan yurt dışında mukim kişi veya kurumlara satılmasından elde edilen kazançlar ile bu kıymetlerin yurt dışında gerçekleştirilen alım satım işlemlerine aracılık edilmesinden sağlanan kazançlar indirim kapsamında değerlendirilebilecektir.
Buna karşılık, belirli bir ürün veya hizmete erişim, kullanım veya yararlanma hakkını temsil etmeyen; ileride gerçekleştirilecek mal teslimi veya hizmet ifasında kullanılmak üzere satın alma gücü ya da ödeme aracı niteliği taşıyan kart, şifre, kod, bakiye, cüzdan kodu, hediye kartı ve benzeri değerlerin alım satımından elde edilen kazançlar söz konusu indirim kapsamında değerlendirilmeyecektir.
Gayrimaddi Hakların Satışından veya Bu İşlemlere Aracılıktan Elde Edilen Kazançlar
Tebliğde ayrıca, yurt dışında mukim kişi veya kurumlardan satın alınan telif hakkı, marka, patent, faydalı model, endüstriyel tasarım, lisans, yayın hakkı ve benzeri gayrimaddi hakların satışına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
Buna göre, söz konusu gayrimaddi hakların herhangi bir değişikliğe tabi tutulmaksızın ve satın alan kurumun kendisi de dahil olmak üzere Türkiye’de mukim kişi veya kurumlar tarafından kullanılmaksızın, iktisap edildikleri şekliyle doğrudan yurt dışında mukim kişi veya kurumlara satılmasından veya bu alım satım işlemlerine aracılık edilmesinden elde edilen kazançlar indirim kapsamında değerlendirilebilecektir.
Ancak, indirimden yararlanılabilmesi için satışa konu gayrimaddi hak üzerindeki tasarruf hak ve yetkisinin satış işlemiyle birlikte tamamen sona ermesi ve indirimden yararlanan kişi veya kurumun söz konusu hak üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisinin kalmaması gerekmektedir.
İndirim Tutarının Tespiti
İndirim kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan, bu faaliyetlerin yürütülmesi nedeniyle katlanılan gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucunda bulunan kazancın, Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyet gösteren kurumlar bakımından %100’ü, bu bölgeler dışında faaliyet gösteren kurumlar bakımından ise %95’i kurum kazancından indirilebilecektir.
Söz konusu indirim, kurumlar vergisi beyannamesinin “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde gösterilmek suretiyle uygulanacaktır.
Diğer indirim ve istisnalar ile geçmiş yıl zararları nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutarlar sonraki dönemlere devredilemeyecektir. Ayrıca, indirim kapsamındaki faaliyetin zararla sonuçlanması halinde herhangi bir indirim uygulanması mümkün olmayacaktır. Tebliğde yer alan açıklamalara göre, İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyet gösteren mükelleflerin Vergi Usul Kanununun genel hükümleri çerçevesinde defter tutma, belge düzenleme ve kayıt düzenine ilişkin yükümlülüklere uymaları gerekmektedir.
İndirim kapsamındaki kazancın ve buna bağlı olarak kurumlar vergisi matrahının doğru şekilde tespit edilebilmesi amacıyla, indirim kapsamında bulunan ve bulunmayan faaliyetlere ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, indirime konu faaliyetlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve muhasebe kayıtlarının söz konusu ayrımı açıkça sağlayacak şekilde tutulması zorunludur. Tebliğde, indirimden yararlanan kurumların indirime konu faaliyetleri dışındaki diğer faaliyetlerinden elde ettikleri gelirler ile olağan dışı gelirlerinin indirim kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu kapsamda, nakit varlıkların değerlendirilmesinden elde edilen faiz gelirleri, yabancı para cinsinden varlıkların değerlemesinden kaynaklanan kur farkı gelirleri ve iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan gelirler, indirimden yararlanamayacak gelirler arasında örnek olarak sayılmıştır.
4. Nitelikli Hizmet Merkezi Olarak Faaliyette Bulunan Kurumların Yurt Dışından Elde Ettikleri Kazançlarda İndirim
Tebliğ ile 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’ne, Kurumlar Vergisi Kanununun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen nitelikli hizmet merkezlerine yönelik indirim uygulamasına ilişkin yeni bir bölüm eklenmiştir.
7582 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasına eklenen (j) bendi uyarınca, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurum kazancından indirilebilecektir.
Bununla birlikte, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden yabancı yatırım yoğunluğu dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca uygun bulunan bölgelerde faaliyet gösteren kurumlar ile 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu kapsamında katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumlar bakımından indirim oranı %100 olarak uygulanacaktır.
Söz konusu indirimden yararlanılabilmesi için kurumların 4875 sayılı Kanun kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet göstermeleri, kazancın münhasıran bu faaliyetler kapsamında yurt dışından elde edilmesi ve ilgili hesap dönemine ait yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyet gösteren kurumların katılımcı belgesine sahip olması; endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar bakımından ise ilgili bölgenin Cumhurbaşkanınca uygun bulunmuş bir endüstri bölgesi olması şarttır. Nitelikli hizmet merkezi faaliyetleri dışında elde edilen kazançların söz konusu indirim kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
İndirim, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap dönemi dahil olmak üzere yirmi hesap dönemi boyunca uygulanacaktır. Faaliyete geçilen hesap döneminin kıst dönem olması halinde, bu dönem de bir hesap dönemi olarak dikkate alınacak ve yirmi hesap döneminin sona ermesinden sonra elde edilen kazançlar için indirim uygulanmayacaktır. Tebliğde yer verilen örnekte, 15 Ekim 2026 tarihinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyete başlayan bir şirketin, 2026 ila 2045 hesap dönemleri arasında münhasıran nitelikli hizmet merkezi faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar bakımından indirimden yararlanabileceği açıklanmıştır.
Nitelikli hizmet merkezi faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde edilen kazançların, elde edildikleri hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekmektedir. Bu süre içerisinde Türkiye’ye transfer edilmeyen kazançlar için indirim uygulanamayacak olup, söz konusu kazançların daha sonraki hesap dönemlerinde Türkiye’ye transfer edilmesi de indirimden yararlanma imkânı sağlamayacaktır. Tebliğdeki örneğe göre, İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde katılımcı belgesiyle nitelikli hizmet merkezi faaliyetinde bulunan bir şirketin, münhasıran bu faaliyet kapsamında yurt dışından elde ettiği kazancın tamamını süresi içerisinde Türkiye’ye transfer etmesi halinde, söz konusu kazancın tamamı kurum kazancından indirilebilecektir.
İndirim kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan, bu faaliyetler nedeniyle katlanılan gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucunda bulunan kazancın, Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyet gösteren kurumlar bakımından %100’ü, bu bölgeler dışında faaliyet gösteren kurumlar bakımından ise %95’i kurum kazancından indirilebilecektir. Söz konusu indirim, kurumlar vergisi beyannamesinin “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde gösterilmek suretiyle uygulanacaktır.
Diğer indirim ve istisnalar ile geçmiş yıl zararları nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutarlar sonraki hesap dönemlerine devredilemeyecektir. Ayrıca, indirim kapsamındaki faaliyetin zararla sonuçlanması halinde indirim uygulanması mümkün olmayacaktır.
İndirime konu kazancın ve buna bağlı kurumlar vergisi matrahının doğru şekilde tespit edilebilmesi amacıyla, indirim kapsamında bulunan ve bulunmayan faaliyetlere ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi gerekmektedir. İndirim kapsamındaki faaliyetlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve muhasebe kayıtlarının söz konusu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması zorunludur.
Son olarak, indirimden yararlanan kurumların nitelikli hizmet merkezi faaliyetleri dışındaki diğer faaliyetlerinden elde ettikleri gelirler ile olağan dışı gelirleri indirim kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bu kapsamda, nakit varlıkların değerlendirilmesinden elde edilen faiz gelirleri, yabancı para cinsinden varlıkların değerlemesinden kaynaklanan kur farkı gelirleri ve iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan gelirler, indirimden yararlanamayacak gelirlere örnek olarak sayılmıştır.
5. Üretim ve Zirai Üretim Faaliyetlerinden Elde Edilen Kazançlarda Kurumlar Vergisi Oranının İndirimli Uygulanması
Tebliğde, 7582 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanununun 32’nci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
Yapılan düzenleme uyarınca, 01.01.2027 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 2027 yılı ile izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere, sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran zirai üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara kurumlar vergisi oranı 12,5 puan indirimli olarak %12,5 oranında uygulanacaktır.
Özel hesap dönemine tabi kurumlar bakımından söz konusu düzenleme, 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanacaktır. Düzenlemenin 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerine ilişkin olması nedeniyle, 2026 hesap döneminde sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar bakımından mevcut 1 puanlık kurumlar vergisi oran indirimi uygulanmaya devam edecektir.
Sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumlar üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar bakımından indirimli orandan yararlanabilecektir. Zirai üretim faaliyetinde bulunan kurumların ise Tarım ve Orman Bakanlığından alınmış çiftçi kayıt belgesi, gıda işletmesi kayıt belgesi veya işletme onay belgelerinden herhangi birine sahip olmaları ve fiilen üretim faaliyetinde bulunmaları gerekmektedir. Üretim kazançları için 12,5 puanlık indirimden yararlanılması halinde, aynı kazancın ihracata isabet eden kısmı için ayrıca 5 puanlık oran indirimi uygulanmayacaktır.
İndirim, 2027 hesap döneminden itibaren elde edilen üretim kazançlarına uygulanacaktır. Özel hesap dönemine tabi mükelleflerde ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi esas alınacaktır. Tebliğde yer verilen örnekte, 1 Haziran-31 Mayıs özel hesap dönemini kullanan ve zirai üretim faaliyetinde bulunan bir şirketin, 1 Haziran 2027-31 Mayıs 2028 özel hesap döneminde münhasıran zirai üretim faaliyetinden elde ettiği kazançlara kurumlar vergisi oranının 12,5 puan indirimli olarak %12,5 oranında uygulanacağı açıklanmıştır.
Birden fazla üretim faaliyetinde bulunan mükellefler bakımından, indirimli oran uygulanacak üretim kazancının tespitinde tüm üretim faaliyetlerinden elde edilen kazanç ve zararlar bir bütün olarak değerlendirilecektir. Üretim faaliyetlerinin toplamda kazançla sonuçlanması halinde net üretim kazancına isabet eden matrah kısmına indirimli oran uygulanacak; üretim faaliyetlerinin toplamda zararla sonuçlanması halinde ise ticari bilanço kârı veya safi kurum kazancı bulunsa dahi 12,5 puanlık indirimden yararlanılamayacaktır. Ayrıca, sanayi sicil belgesini haiz olan ve bu belge kapsamında yazılım, bilişim ve benzeri alanlarda üretim faaliyetinde bulunan kurumların söz konusu faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar da 12,5 puanlık kurumlar vergisi oran indiriminden yararlanabilecektir.
Üretim faaliyetinin yanı sıra diğer faaliyetlerden de kazanç elde edilmesi halinde, indirimli oran uygulanacak matrah, üretim faaliyetinden elde edilen kazancın ticari bilanço kârına oranlanması suretiyle tespit edilecektir. Bu şekilde hesaplanan tutar, üretim faaliyetinden elde edilen kazancı ve ilgili dönem safi kurum kazancını aşamayacaktır. Üretim kazancının ticari bilanço kârından yüksek olması halinde ise safi kurum kazancını aşmamak kaydıyla üretim kazancının tamamına indirimli oran uygulanabilecektir.
Tebliğde yer verilen örneklerde, üretim faaliyetinden elde edilen kazanca isabet eden matrah kısmına %12,5 oranında, kalan matrah kısmına ise genel kurumlar vergisi oranında vergileme yapılacağı açıklanmıştır. Birden fazla üretim faaliyetinin bulunması halinde ise bu faaliyetlerden elde edilen kazanç ve zararların birlikte dikkate alınarak net üretim kazancının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Fason imalat bakımından, indirimli kurumlar vergisi oranından yararlanılabilmesi için mükellefin sanayi sicil belgesine sahip olması ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal etmesi gerekmektedir. Üretim faaliyetinin belirli aşamalarında dışarıdan fason hizmet alınması, tek başına indirimli oran uygulamasına engel teşkil etmeyecektir. Ancak fason imalatın sanayi sicil belgesi veya faaliyet ruhsatında belirtilen üretim kapsamında gerçekleştirilmesi, imalatın ağırlıklı olarak işletmenin kendi üretim faaliyetinden oluşması, indirim kapsamındaki kazancın fiili kapasite kullanımıyla sınırlı olması, üretim organizasyonu ve riskinin mükellef tarafından üstlenilmesi ve ham madde ile yardımcı maddelerin mükellef tarafından temin edilmesi gerekmektedir.
Buna karşılık, üretimin esas itibarıyla fason üreticiler aracılığıyla gerçekleştirilmesi veya mükellefin üretim organizasyonu ve riskini üstlenmeksizin yalnızca ticari faaliyette bulunması halinde elde edilen kazançlar üretim kazancı olarak değerlendirilmeyecektir. Tebliğdeki örnekte, mobilya üretimi yapan bir şirketin bazı kesim ve boyama işlemlerini fason olarak yaptırmasına rağmen üretim planlaması, hammadde temini, kalite kontrol ve esas üretim faaliyetlerini kendisinin yürütmesi halinde, ürün satışlarından elde edilen kazancın üretim faaliyeti kapsamında değerlendirileceği açıklanmıştır.
Üretim ve ihracat faaliyetlerinin birlikte yürütülmesi halinde, Kurumlar Vergisi Kanununun 32’nci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları birlikte değerlendirilecektir. Mükelleflerin kendi ürettikleri ürünlerin gerek yurt içinde gerekse yurt dışında satışından elde ettikleri üretim kazançlarına 12,5 puanlık oran indirimi uygulanacağından, bu kazançların ihracata isabet eden kısmı için ayrıca 5 puanlık indirim uygulanmayacaktır. Bununla birlikte, mükellefin kendi ürettiği ürünlerin yanı sıra başka işletmelerden satın aldığı ürünleri de ihraç etmesi halinde, kendi üretiminden elde edilen net kazanca isabet eden matrah kısmına 12,5 puanlık indirim, satın alınan ürünlerin ihracından elde edilen kazanca isabet eden matrah kısmına ise 5 puanlık ihracat indirimi uygulanacaktır. Matrahın bu faaliyetlere isabet etmeyen kısmı genel kurumlar vergisi oranına tabi olacaktır.
Tebliğde ayrıca, üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlar, zirai üretim kazançları ve ihracat faaliyetinden elde edilen indirimli orana tabi kazançların toplamının safi kurum kazancını aşamayacağı belirtilmiştir. Üretim veya ihracat faaliyetinden elde edilen kazançların kurumlar vergisi istisnasına konu olması halinde uygulanacak esaslara ilişkin örnek ve açıklamalar da 2027 yılı ve 12,5 puanlık oran indirimi dikkate alınarak güncellenmiştir.
Payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az %20 oranında halka arz edilen kurumlar bakımından uygulanan 2 puanlık kurumlar vergisi oran indirimi ile üretim ve ihracat kazançlarına yönelik oran indirimlerinin birlikte uygulanmasına ilişkin açıklamalar da Tebliğde güncellenmiştir. Buna göre, öncelikle halka arz nedeniyle 2 puanlık oran indirimi uygulanacak, ardından üretim kazançları için 12,5 puanlık veya ihracat kazançları için 5 puanlık oran indirimi dikkate alınacaktır. Tebliğde yer verilen örnekte, 2025 yılında payları ilk defa halka arz edilen ve sanayi sicil belgesine sahip olarak üretim faaliyetinde bulunan bir şirketin 2027 yılı matrahı bakımından, öncelikle genel kurumlar vergisi oranına halka arz nedeniyle 2 puanlık indirim uygulanacağı, üretim kazancına isabet eden matrah kısmında ise bu orana ilave olarak 12,5 puanlık üretim indiriminin uygulanacağı açıklanmıştır. Matrahın üretim kazancına isabet etmeyen kısmı bakımından yalnızca halka arza ilişkin 2 puanlık oran indirimi dikkate alınacaktır.
Son olarak, indirimli kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin Tebliğ açıklamalarında yer alan “1 veya 5 puanlık” ibaresi, yeni düzenlemeye paralel olarak “12,5 veya 5 puanlık” şeklinde değiştirilmiştir.
6. Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi Hesaplamasında Kurum Kazancından Düşülen İstisna Ve İndirimler
Tebliğ ile yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplamasında kurum kazancından düşülebilecek istisna ve indirimlere ilişkin bölüm genişletilmiştir.
Bu kapsamda, kurumların yurt dışından satın aldıkları malları Türkiye’ye getirmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışında gerçekleştirilen mal alım satım işlemlerine aracılık etmelerinden elde ettikleri kazançlara yönelik indirim, nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumların bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançlara ilişkin indirim ve İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde gerçekleştirilen finansal hizmet ihracı kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen kazançlara yönelik indirim, yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplamasında kurum kazancından düşülebilecek indirimler arasına dahil edilmiştir.
İlgili Tebliğe buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
BİLGENER